Otizmli Çocuklarda Uygulamalı Davranış Analizi

UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİ

Otizm tedavisi için uygulanan yöntemler arasında en etkili olan ve bu nedenle en çok tercih edilen yöntem Uygulamalı Davranış Analizi (UDA) yöntemidir.

Uygulamalı davranış analizi davranışsal yöntem olarak da bilinmektedir. Bu yöntem, birey davranışlarını ve bu davranışlarla ilişkili çevresel özellikleri objektif olarak analiz etmeye ve kaynağını araştırmaya dayalıdır. Pek çok davranışın çevre tarafından bir şekilde ödüllendirildiği ya da cezalandırıldığı düşünülmektedir. Dolayısıyla, çeşitli ödül yöntemleri ve çok gerektiğinde bazı caydırıcı teknikler kullanılarak (örneğin, çocuk puan kaybeder) uygun davranışlar artırılmaya, uygun olmayan davranışlar ise azaltılmaya çalışılmaktadır. Otizmli bireylerde artırılması hedeflenen davranışlara örnek olarak taklit becerileri, oyun becerileri, sosyal beceriler, iletişim becerileri ve öz bakım becerileri; azaltılması hedeflenen davranışlara örnek olarak ise öfke nöbetleri ve kendini uyarıcı (sterotipik) davranışlar verilebilir.

Uygulamalı davranış analizi, sosyal açıdan önemli olan davranışları geliştirmek için davranışçı yaklaşımın temel ilkelerinin sistematik olarak uygulandığı ve davranış değişikliğinden sorumlu değişkenleri tanımlamak için deneysel yöntemlerin kullanıldığı bir bilimdir. (Cooper, Heron, Hewar, 2007 ve Kennedy, 2005)

ABD’ de bulunan PCDI (Princeton Child Development Institute / Princeton Çocuk Gelişim Enstitüsü) 1970 yılında kurulmuş ve kurulduğu günden bu yana otizm spektrum bozukluğu olan çocuk ve yetişkinlere etkili eğitim hizmeti sunma, bilimsel araştırma yapma ve personel yetiştirmede büyük başarı elde etmiş bir kurumdur. Geliştirdikleri ABA (Applied Behavior Analysis / Uygulamalı Davranış Analizi “UDA”) sayesinde 3 yaşından önce eğitime başlayabildiği ve neredeyse %50’den fazlasının normal bir okula geçiş yapabildiği nadir kurumlardan biridir. PCDI’dan eğitim alan çocuklardan birçoğu şu anda özel eğitim almaya gereksinim duymuyor; birçoğu da özel eğitim kurumu yerine normal bir okula devam ediyor; bazıları üniversite mezunu ya da halen bir üniversiteye devam ediyor, bazıları liseyi bitirmiş veya çalışıyorlar.

UDA’NIN TEMEL HEDEFLERİ

  • Yeni davranışlar kazandırmak.
  • Var olan olumlu davranışları artırmak.
  • Davranışların kalıcılığını sağlamak.
  • Davranışların genellenebilmesini sağlamak.
  • Uygun olmayan davranışları önlemek.
  • Uygun olmayan davranışları azaltmak.

 

 

HEDEF DAVRANIŞ BELİRLEME

  • Hedef davranış, sosyal açıdan önemi olan ve değiştirilmesi hedeflenen davranıştır.
  • Bir başka deyişle görülmesi istenen son davranıştır.

HEDEF DAVRANIŞ BELİRLERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • Birey ve/veya çevresi açısından işlevsel olmalı.
  • Bireye doğal ortamlarda pekiştireç sağlamalı.
  • Daha karmaşık beceriler için önkoşul nitelik taşımalı.
  • Toplumsal yaşama katılımı kolaylaştırmalı.
  • Bireyin ne yapmayacağını değil ne yapacağını

 

 

PEKİŞTİRME VE TÜRLERİ

Pekiştirme ile ilgili günümüzde sahip olduğumuz bilgilerin büyük çoğunluğunun Edward Thorndike (1874-1949), J.B. Watson (1878-1958) ve B.F. Skinner (1904-1990) gibi davranışçı kuramı benimseyen uzmanlar tarafından hayvanlar ile yürütülen çalışmalardan elde edildiği ve bilgilerin daha sonra uygulama ortamlarına aktarılarak insanlı çalışmalarda sınanmasıyla geliştirildiği bilinmektedir. Uygulamalı araştırmalarla elde edilen sonuçlar, pekiştirmenin çeşitli ortamlarda öğretim ve davranış değiştirme süreçlerinin en vazgeçilmez ilkesi olarak kabul edilmiştir.

Pekiştirme bir davranışın ardından ortama hoşa giden bir uyaran eklenmesi ya da itici olan uyaranın kaldırılması durumunda, davranışın ileride gerçekleşme olasılığının ve sıklığını arttırma sürecidir. (Alberto ve Troutman, 2013; Cooper, Heron ve Heward, 2007; Webber ve Scheuermenn, 2008)

Pekiştirmenin olumlu ve olumsuz pekiştirme olmak üzere iki türü vardır.

OLUMLU PEKİŞTİRME

Bir davranışın gerçekleşmesinin hemen ardından ortama hoşa giden bir uyaranın eklenmesi ve bu uyaranla birkilte davranışın ileride tekrarlama olasılığının artmasına olumlu pekiştirme denir. (Alberto ve Troutman, 2013; Cooper, Heron ve Heward, 2007; Webber ve Scheuermenn, 2008; Azzoroff ve Mayer, 1991)

Birey istenen bir davranışı yaptıktan sonra sunulan pekiştireç (yiyecek, içecek, sarılma, beşlik çakma, iltifat, vb. çocuğun hoşuna giden her şey olabilir.) ileride çocuğun davranışını arttırıyorsa bu olumlu pekiştirmedir.

OLUMSUZ PEKİŞTİRME

            Olumsuz pekiştirme davranış arttırmak üzere kullanılan diğer pekiştirme türüdür. Bir davranışın ileride sergilenme olasılığını ya da sıklığını arttırmak için ortamdaki itici uyaranın kaldırılmasına olumsuz pekiştirme denir. (Akmanoğlu, 2012; Alberto ve Troutman, 2013; Cooper ve diğ., 2007 Webber ve Scheuermenn, 2008; Wolery, Bailey ve Sugai, 1988).

Olumsuz pekiştirmenin etkili olduğu durumda, birey hoşlanmadığı durumu yaşamamak için kazandırılmak istenen davranışı istenen davranışı sergilemeye başlamaktadır. Örneğin, yazın ter kokusunu engellemek için bireyin dış alması ve kıyafetlerini sık değiştirmesi, öz bakımını düzenli yapması kendisinin dışarıda hoş bir izlenim yaratmasını ve sosyal ilişkilerini olumlu yönde etkilemesini sağlayacaktır. Başka bir örnek daha verecek olursak yazın ya da kışın havanın sıcaklığından veya soğukluğundan etkilenen çocuk için klimayı açtığımızda çocuğun çalışma davranışları da artacaktır.

 

UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİN İÇERİSİNDE TOLKİDONUN KULLANIMI

Tolkido tamamen bireyselleştirilebilir olması sayesinden pek çok öğretim yöntem ve tekniği ile kullanılabilir. Dil gelişimi zayıf çocuklar için replikli öğretim yöntemini kullanarak birçok nesneyi ve eylemi sesli hale getirerek çocukların dil gelişimini destekler.

Tolkido ile yürütülen öğretim yöntemlerinden örnekler;

Etkinlik Çizelgeleri

Etkinlik çizelgeleri öğrencilere yapacakları etkinlikleri, çalışmaları, oynayacakları oyunları ve benzeri birçok şeyi aşama, aşama gösteren yol haritalarıdır. Öğrenciler etkinlik çizelgelerini kullanarak aşamalı olarak yapması gereken birçok beceriyi (örn. Diş fırçalama, el yıkama, yemek yapma, vb.) etkinlik çizelgesi üzerinden takip ederek kusursuz yapabilir ve zaman içerisinde öğrenerek etkinlik çizelgelerine ihtiyaç duymadan bağımsız bir şekilde bu eylemleri yerine getirebilirler. Aynı zamanda etkinlik çizelgeleri ile çocuğun çalışacağı etkinlikler ya da oynayacağı oyunlar da etkinlik çizelgeleri konur ve sanki bir ajanda ya da yapılacaklar listesini yapıyormuş gibi yapması gereken etkinlikleri ve oyunları bağımsız bir şekilde kendisi yapabilir.

Tolkido sayesinde etkinlik çizelgelerini sesli bir hale getirerek yaptığı etkinliğin adını eylemin adını duyabilir taklit etmeye çalışarak dil gelişimini arttırabilirler. Böylelikle çocuğun hem dil gelişimi desteklenir hem de beceri öğretimi yapılmış olur.

 

Dönüştürülebilir Sembol Pekiştirme

Sembol pekiştirme uygulamalı davranış analizine olumlu davranışlar kazandırmak üzere geliştirilmiş bir uygulama olmakla birlikte günlük yaşantıda kendiliğinden uygulanan bir sistemi de ifade eder. Örneğin, bireyler günlük yaşantılarında mesleklerinin gerekliliklerini yerine getirerek para kazanırlar. Daha sonra kazandıkları bu paralarla pekiştirici olan yiyecek, içecek, giyim, seyahat gibi pekiştireçler satın alırlar. Paranın satın alma özelliği olmadığında kendi başına hiçbir anlam ifade etmez.

Sembol pekiştirme sistemi de bu prensip ile ortaya çıkmıştır. Çocuk istenen her davranışı için bir sembol kazanır ve bütün sembolleri zamanınca kendi seçtiği bir ödüle kavuşur.

Tolkido bu noktada dil gelişimi zayıf olan çocuklar için kazanacağı pekiştireci sesli bir hale getirerek çocuğun dil gelişimini destekler.

 

Fırsat Öğretimi

            Bireyin gündelik hayatında bulunduğu ortamlarda ebeveynleriyle ya da bir başkasıyla iletişim kurarak dil ve iletişim becerilerinin artmasını hedefleyen öğretim yöntemidir. Uygulamalı davranış analizine dayalı ve otizmli bireylere iletişim becerilerinin kazandırılmasında en çok tercih edilen öğretim yöntemlerinden birisidir.

Temel prensip çocuğa hiçbir yönerge vermeden ya da yardım etmeden sadece ortamı düzenleyerek çocuğun iletişim başlatmasını yardım istemesini ya da soru sormasını sağlamaya çalışmaktır. Amaç ilk konuşan kişinin çocuk olmasını sağlamaktır. Bu noktada Tolkido’yu çocuğa ipucu sağlamak için kullanabiliriz. Çocuğun açamayacağı saydam bir kutuya şeker konulabilir ve çocuk ne diyeceğini bilmediğinde üzerinde kapalı bir saydam kutuda şeker resmi olan bir kart hazırlanabilir ve çocuk ipucuna ihtiyaç duyduğunda bu kartı Tolkidoya okutur ve kayıt edilen repliği (kutuyu verirmisin ya da bana şeker ver) tekrar ederek bir iletişim başlatabilir. Bu uygulama çok fazla çeşitlendirilebilir çocuğun ulaşamayacağı bir yere bir bardak su konur ve çocuk için üzerinde bir bardak su resmi olan bir kart hazırlanır çocuk kartı Tolkido ya okuttuğu zaman (su veremisin) repliği duyar ve aynısını söyleyerek bir iletişim başlatır ve bu sayede Tolkido yardımıyla etkili bir fırsat öğretimi gerçekleştirilmiş olur.

 

 

KAYNAKÇA:

Tekin-İftar, Elif (2017), “Uygulamalı Davranış Analizi”, Vize Yayıncılık 2. Baskı 216-226

https://www.otizmspektrum.com/uygulamali-davranis-analizi-nedir/ Uygulamalı Davranış Analizi Nedir?

Birkan, Binyamin, “Otizm ve Uygulamalı Davranış Analizi: Toplum Temelli Uygulamalar” Tohum Otizm Vakfı https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/388595

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir